Çocuklara şiddet ilk önce aile içinde ebeveyinlerde başlar. Malesef aile içinde çocukalara şiddet kanunlarla yasalarla korunmasına rağmen caydırıcı cezalarla önlem alınması yinede engellemiyor. Ebeveyinler çeşitli sebeplerden dolayı daha çok ekonomik, ve parçalanmış ailelerde şiddetin boyutu bu günkü koşullarda dahada artarak bazende ölümlerle bile sonuçlanabiliyor,
Günümüzde ülke ekonomisin ağır koşullarından aile yapısının düzeninin yokluğa yoksulluğa sürüklendiğinden, ailelerin parçalanmasından çocuklar daha çok şiddetle karşı karşıya kalmaktadırlar.Çocuklar doğduğu günden itibaren büyümesinde , gelişmesinde , sosyalleşmesinde bireyin toplumun bir parçası olmasında aile önemli rol oynamaktadır. Çocuğun ilk iletişim kurduğu annesi, babasıdır. Ruhsal gelişmesi sosyal olması aile içinde atılan temellerde ortaya çıkar.Bir çocuğa bakmak ve beslemek, ihtiyaçlarını gidermek yanısıra anne ve babaların sevgi,saygı,davranış ve onlara gösterdiği tutumlar büyük rol oynar.Çocuklar şiddete aile içinde şahit olur ve şiddetle tanışırlar yada doğrudan maruz kalarak kendilerini içinde bulurlar, şiddet genellkle çocuklarda duygusal fiziksel ekonomik, taciz ve özel şiddetle karşılaşırlar.
Aile içi şiddet, yalnızca eşler arasında yaşanan bir sorun değildir; çocuklar da hem ebeveynlerinden hem de ailedeki diğer bireylerden çeşitli şekillerde şiddete maruz kalabilmektedir. Bu şiddet; çocuğun kolunun veya bacağının kırılması, aç bırakılması, temel ihtiyaçlarının karşılanmaması, tokatlanması, tekmelenmesi, üzerine çeşitli materyallerin fırlatılması, boğazının sıkılması, ısırılması gibi fiziksel saldırılar şeklinde ortaya çıkabilir.
Çocuk şiddetle ailelerin birbirine uyguladığı şiddete şahit olmasıyla başlar. Ebebeyinlerini rol model olarak yaşamlarına uygulamaktadırlar. Şiddete uğrayan çocuklarda bir çok etkiler sorunlar deprosyanlar oluşur. Kişilik bozukluğu zorlama, kabus görme, sosyal uyuma uymamakta kabus görme sık sık ağlama krizleri altını ıslatma ,konsantrasyon bozukluğu, özgüven sorunu intihar eylemi, içe kapanma evi terk etme gibi etkiler.
Aile içinde çocuklara uygulanan şiddetten baş etmelerinin yolu yoktur.Ancak şiddet gören çocuklar ebeveyin ve ailelerden alınarak yasal yollarla koruma altına alınması bile şiddet gören çocuklarda ne sondur nede korumakta yeterlidir. Sosyolojik yapıyı korumaktan ziyade şiddete,tacize tecavüze uğrayan çocuklara aile ve sosyal bakanı olan bir annenin birkereden bir şey olmaz dediği bir ülkede çocuklar şiddetten ne kadar korunabilir.
Çocukların, diğer bir yandan parçalanmış ve ayrılmış ebeveyinlerin yaşadığı mağduriyetler ve velayet sorunu başlı başına mağduriyet yaratmaktadır.Maduriyet yaşayan çocuklar medeni kanunun 335 .maddesi uyarınca ergenliğini tamamlamamış çocuklar boşanmalarda velayet anne yada babaya verilir eğerki ebebeyinler çocuğun gelişimi , eğitimi, duygusallığı, psikolojisini etkilemeyen ortam oluşturulsada şiddet çocuğun ruhsal dengesini etkilemiştir.Devlet tarafından korunma altına alınsa bile tedavisi tranvası ruhunun derinliklerine işlediği için zoru başarmakla mücadele edecektir . Yinede kurumlara kuruluşlara aile içinde şiddette uğrayan çocuklar için büyük görevler düşmektedir
Kısacası bir ülkede açlık ve militarizim bir arada hüküm sürüyorsa çocuklar şiddet , taciz, tecavüz,açlık yokluk yoksulluk yaşıyorsa iktidarın ruhsatı iptal olmuş demektir.

